15 Şubat 2009 Pazar

NACİ EL ALİ


En az sapan taşı kadar tehlikeli çizgiler çizen Naci Ali’yi MOSSAD katletti. Ama başlattığı savaş sürüyor. Çizgi savaşını bir kadın çizer sürdürüyor.
Filistin dramının en kanlı günlerinde dünya Hanzala ile İsrail katliamlarının şiddetini idrak edebiliyordu.
Hanzala ünlü bir karikatür sanatçısı ve adı Filistin davası ile özdeşleşmiş olan Devrimci çizer Naci Salim El Ali’nin tiplemesi olan Filistinli bir kız çocuğu idi.
Filistinlilerin ‘Devrimin Vicdanı’ olarak nitelendirdiği çizerin bütün çizgilerinde bir sembol olarak Hanzala’yı insanlar hep arka cepheden ve yamalı elbiseleri ile görüyorlardı ..Hanzala’nın etkisi o kadar güçlü idi ki, İsrail, kendisine en az çocukların attıkları sapan taşları kadar büyük zarar veren bu çizgi karakterin çizerini ortadan kaldırmakta görüyordu çareyi..Kendisini bir karikatür sanatçısı olmaktan çok, halkının davasına adamış isim olarak yaşamayı tercih eden Naci El Ali, takvimler 22 Temmuz’u gösterirken, Londra’da bir caddede bedenine saplanan mermilerle yere yığıldı.Yaralı olarak en yakın hastaneye kaldırıldı. Bir ay süreyle hastanede yaralı olarak tedavi gören Naci Ali, bütün müdahalelere rağmen kurtarılamıyor ve 29 Ağustos 1987′de Şehadet şerbetini içiyordu.Ali, 1937′de Tabariye’nin Şecere köyünde dünyaya geldi. Yüz binlerce Filistinli gibi o da 1948 yılında topraklarından sürüldü. Filistin toprakları üzerine İsrail Devleti kurulduğunda, ailesiyle birlikte Lübnan’ın güneyindeki Sayda kenti yakınlarındaki Aynül Hilva Mülteci Kampı’na sığındı ve canını kurtardı. Kampta her Filistinli gibi acılar içinde yaşadı. Ama çaresizliğe kapılmadı, zulme teslim olmadı.
Ölümünden sonra Naci Ali “Kanı ile Filistin’i çizen sanatçı” olarak tanındı. Naci Ali, geride 40 bin eser bıraktı. Her çizgisinin altında sırtı okuyucuya dönmüş küçük bir çocuk vardır. Hep 10 yaşındadır. Çünkü Naci El Ali yurdundan kopartıldığında o yaşta idi. Diken diken olmuş saçlarıyla Hanzala, Filistin dramını haykırır dünyaya.


Hanzala kendini şöyle tanımlar:“Ben Hanzala.

Babamın adı: Önemli değil.

Annemin adı: Nakba (Filistinliler işgalin ardından Filistin topraklarında İsrail Devleti’nin ilan edildiği 15 Mayıs 1948′i Nakba yani büyük felaket günü olarak tanımlar. S.T.)

Kız kardeşimin adı. Fatıma.

Ayakkabı numaram: Bilinmiyor. Çünkü ben hep yalın ayakla dolaşırım.”

değişim için 40 teklif!! (gençdergi)

DAHA AZ UYU  Gazze hiç uyumuyor, unutma!
DAHA AZ YE  Gazze’de insanlar aç, unutma!
DAHA AZ KONUŞ  Gazze’de acı konuşuyor sadece, unutma!
OKU  Düştüğümüz yer de burasıdır, kalkacağımız yer de; OKU!
KARİYER YAP  Statü, titr, etiket yap ama var olmak duygusu ile değil, sorumluluk duygusu ile…
DÜŞÜN  Ancak düşünenlerin harekete geçip, iş bitirebileceklerini unutma!
MEDYAYI TAKİP ET  Pasif izleyici olma; tebrik et, paylaş, tepki göster, protesto et!
DERT SAHİBİ OL  Kendin için yaşama; kendin gibi yaşatmaya talip ol!
KİTABINI ÖĞREN  Kitabını tanı, öğren, düzenli oku; o da seni tanısın.
TARİHİNİ ÖĞREN  Kimin evlâdısın, dedelerinin maksadı neydi, ne için yaşadılar, ne için öldüler?
BİLİME İLGİ DUY Sadece tefekkür için değil, bu çağda gücün adresi olduğu için…
AKTÜALİTEDEN KOPMA  Etrafında olup bitenden gereken mesajı almak için…
TEPKİ VER  Yaşadığını, nefes alıp verdiğini, taraf olduğunu göster; kimden olduğun belli olsun!
ÖZGÜVEN SAHİBİ OL  Kendine güven; şüphen olmasın ki cevherin büyük gördüklerinden az değil.
SEYAHAT ET  Öncekilerin hallerini, akıbetlerini öğrenip ders çıkarmak için…
YALNIZ YAŞAMA  Bir “network”ün olsun, birileri sana içlerinden gelerek “bizden” desinler, sen de onlara aynı şeyi söyle: Ben de onlardanım.
ÜRET  Farkının sadece üretmek olduğunu bilerek…
FEDAKÂR OL  Kendin için yaşama, diğerkâm ol…
İHTİSAS YAP  Bir yerde olan her yerdedir, her yerde olan hiçbir yerde…
İHSAN DUYGUSU İLE ÇALIŞ  İşini O görüyormuş gibi en iyi kalitede ve kıvamda yap; muhsin ol;
ŞÜKRET  Bardağın dolu tarafına bakıp, sana verilenlere sürekli bir teşekkür hissi ile yaşa! BASİT YAŞA  Şatafatta, lükste gözün olmasın; sadelik hem yolun hem tarzın olsun!
HER ZAMAN DOĞRU OL  Ölüme gideceğini de bilsen, çıkarının zedeleneceğini de…
HEDEFLİ YAŞA  Hedefi olmayan bir gemiye hangi rüzgâr yardım edebilir ki?
ÖZEL GÜNDEMİN OLSUN  Kendi elinde bir dümenin olsun, rüzgâra kapılıp gitme! KİMSEDEN BİR ŞEY İSTEME  Müstağni ol; en büyük zenginliğin de bu olduğunu bil…
GÜZEL KONUŞ  Geç, ayna karşısına ve çalış; söz büyüler…
BİR ÖRNEK ŞAHSİYET EDİN  Eksikliklerimizi ancak bir örnek insanın aynasında görebiliriz.
HEP ÖĞRENCİ KAL  Oldum, bildim, bittim deme; bitersin. Hep öğrenme iştiyakı ile yaşa…
MANTIK ÖĞREN  Mantığı olmayanın ne ilmine, ne sözüne, ne de işine güvenilir.
KALBİNİ KORU  Günah kirleri ile ona leke düşürme!
SINIRLARINI BİL  Her yerde ölçülü davran; sevginde ve düşmanlığında bile…
AKTİF NAZİK OL  Kibarlığın, nezaketin ve zarafetin herkesin etkilendiği güzel bir koku gibi olsun.
NE TÜKETTİĞİNE DİKKAT ET  Sana düşman olanın ürününü ve hizmetini kullanma!KANAAT ET  Başkasının elindekine göz dikme!
HEDİYELEŞ  Sevilmenin ve unutulmamanın yegâne yolu…
SPOR YAP  Bedenini de çalıştır…
SORU SOR  Hiçbir şeyi hazırlop alma! Sorgula, soruştur, sonuca bağla!
DİL ÖĞREN  Hem de en az iki tane. Birisi batı, diğeri doğu dili olsun.

SORU (mehmet köprülü)

.....
Eğer baktıysan hayata tekrar alıcı gözüyle
Bildiysen anladıysan ne kıymetli özüyle...
Anladıysan önceliklerini ne kıt ne bol...
Şimdi sorabilirim o soruyu; hazır ol:
NE VAR UĞRUNDA ÖLEBİLECEĞİN?
Ne var gözünü kırpmadan canını verebileceğin?
Ne var uğrunda hayatını feda edebileceğin?
Ne var uğruna arkana bakmadan gidebileceğin?

Tekrar sorayım istersen, biraz değiştirerek...
Hayatın şu anında bütün hr şeyi terk ederek...
Neyin uğruna ölebilirsin var mı böyle birşey?
Öyle kıymetli ki silinir gözünden her şey...
Öyle kıymetli ki kolayca canını verebilirsin...
öyle kıymetli ki uğruna koşarak gidebilirsin...

Hemen cevap verme; kolay değil bu zaten.
Bu yazı sırf düşünesin diye sen...
Düşünesin ki canın kadar önemli hayatta ne var?
O kadar önemli ki candan öte bir anlamı var.
O hayatta kalsın diye hayatını veriyorsun.
Sen gidiyorsun ama o devam etsin istiorsun.
Gideceksin, uğruna öldüğün şey dursun diye...
Sen bunu görmezsen, bilmezsen bu adanış niye?
....


Hayat azizdir ama ona teslim olmamalısın.
Onun bendeleri bendesidir temahın ve hırsın.
Şunu unutma ki ancak hayatı aşanlar bulur..
Hayatın kendisinden umulanı;izzet ve onur.
Hayat kendini aşana meftundur daima...
Kendisinden geçene burulmuştur. Ama...
Her şeyi değil ancak sonsuzluğu arar.
Kendisi sonsuzluğu arayana eder yar.

O yüzden kardeşim sonsuza talip ol da...
Hayat bul hayatı satıvereceğin br yolda.
Olsun uğruna ölebileceğin bir değer, bir Yâr...
Yâr ki alır hayatını bitmeyen bir hayata satar.

13 Şubat 2009 Cuma

Bismillâhi'r-rahmni'r-rahîm


Aydınlık sabahı düşün, ve durgun, karanlık geceyi. Rabbin seni ne unuttu ne de darıldı: öteki dünya senin için [hayatının] bu ilk bölümünden mutlaka daha iyi olacak! Ve zamanı geldiğinde Rabbin sana [kalbinden geçeni] bağışlayacak ve seni hoşnut kılacak. O seni yetim bulup bir sığınak vermedi mi? Ve yolunu kaybetmiş görüp seni doğru yola ulaştırmadı mı?İhtiyaç içinde bulup seni tatmin etmedi mi?Öyleyse yetime haksızlık yapma, yardım isteyeni asla geri çevirme, ve [her zaman] Rabini(n) nimetlerini an.

Duhâ Sûresi
.
Biz kalbini aç(ıp ferahlat)madık mı, ve üzerinden yükü kaldırmadık mı, o belini büken (yükü)? Şerefini ve itibarını yükseltmedik mi? Elbette her güçlükle birlikte bir kolaylık vardır: Şüphesiz , her güçlükle bir kolaylık! Öyleyse [sıkıntıdan] kurtulduğun zaman sağlam dur, ve yalnız Rabbine sevgiyle yönel.

İnşirah Sûresi

10 Şubat 2009 Salı

Senin Saçların Daha Güzel Gazze

Gazze uyan geç kaldın okula. Erken yat diyorum sana. Uykunu alamıyorsun. Gazze uyan yüzünü yıka kızım.
Gazze kahvaltın hazır hala uyanmadın mı? Sütün soğuyor ama.
Gazze pazarlık yok! Tabağındakiler bitecek, az bir şey koydum zaten. Hadi kızım oyalanma okula geç kalıyorsun.
Gazze çantan hazır mı? Kitapların çantanda mı?
Annen seni bekliyor tarağı ve tokalarını al. İstediğin renkleri alabilirsin. Biraz sabret ağlama hemen. Saçların içiçe geçmiş. Açılmazsa sonra daha çok acıtır.
Gazze çıkıyoruz kızım. Derslerine dikkat et, öğretmenine iyi kulak ver. Merak etme gelirim, seni ne zaman okulda bıraktık kızım? Her zaman aynı şeyi söylüyorsun. Tamam geç kalmam. Üzerine bir şeyler giymeden bahçeye çıkma Gazze. Hava çok soğuk, hasta olursun.
İyi dersler Gazze.
**
Okul nasıl geçti kızım? Beslenme çantandakileri yedin mi Gazze?
Tamam giderken dergi alırız kızım. Ama bu sefer diğerinden alalım hep aynı dergiyi tutturuyorsun Gazze. Hem bak o kız hiç bize benzemiyor. Saçmalama kızım senin saçların daha güzel. Hem herkesin saçlarının düz ve sarı olması gerekmiyor.
Senin saçların daha güzel Gazze.
Tamam bugün birlikte okuruz kızım. Şiir de okuruz Gazze.
Gazze annene yardım edecek misin mutfakta? Tamam çorbayı sen karıştır kızım. Fazla televizyona takılmak yok ona göre. Ödev verdi mi öğretmenin? Yardım ederim kızım.
Sümeyye’lere hafta sonu gideriz Gazze. Ona da dergi alırız elbette.
**
Kızım bu saatte dışarı çıkılmaz.
Gazze onlar havai fişek değil kızım. Onlar bomba! İçeri gir kızım pencereden bakma. Gökyüzünde parlayan her şey bomba Gazze.
Misket, bombanın adı Gazze.
Bombanın adı misket.
**
Akşam erken yat Gazze olmaz mı? Üstünü açıp duruyorsun geceleri, dikkat et.Ama ölme Gazze lütfen.
Gazze ölme…
Ölme kızım.


Tarık Tufan
(kalemi dert görmesin abimizin)

http://www.tariktufan.com/senin-saclarin-daha-guzel-gazze/

8 Şubat 2009 Pazar

Küçük Prens'ten (Saint Exupery)

Büyükler hiçbir zaman tek başlarına hiçbir şeyi anlamıyorlar, çocuklar için de onlara her zaman, ama her zaman açıklamalar yapmak az yorucu değil!
Burnunun doğrusuna giden insan çok uzağa gidemez.
Öyleyse kendini yargılarsın, dedi kral. İşin en gücü de budur. İnsanın kendini yargılaması başkalarını yargılamasından çok daha güçtür. Kendini iyi yargılamayı başarabilirsen, bu demektir ki sen gerçek bir bilgesin.
Kendini beğenmişler her zaman yalnızca övgüleri duyarlar.
Bir boyun atkım olsa onu boynuma takıp götürebilirim. Bir çiçeğe sahipsem, onu kopararak alıp götürebilirim. Oysa sen yıldızları koparamazsın ki!

Gerçekten de yararlı, çünkü güzel.
Gözler bir şeyin özünü göremez.
Yalnızca çocuklar burunlarını cama yapıştırmıştır. Yalnızca çocuklar bilirler ne aradıklarını.
Kökleri yok, bu da tedirgin ediyor onları.
İnsanlar artık hiçbir şeyi tanımaya vakit ayırmıyorlar. Hazır şeyleri satın alıyorlar tacirlerden. Dost satan tacir olmadığı için, insanların da dostu olmuyor hiç.
Söz gelimi, öğleden sonra saat dörtte geleceksen, ben saat üçte mutlu olmaya başlarım.


.
Lütfen okuyun
(Yazarın kendi suluboya resimleriyle)

Bir başka diyardan...